Arşiv ‘giydiklerim’

02 Ocak 2012

Nil’le İlk Yılbaşı

Geçen sene yılbaşında yine arkadaşlarlayız, ben yere oturmuş kalkmakta zorlanıyorum. Artık yürümemi engelleyen ağrılar iyice artmış ama umursamıyorum. Karnım kocaman ama aynaya baktığımda görmüyorum bile o kadar alışmışım. Geçen seneki bu yazımdaki halim de olmasa neredeyse unutacağım.

Ve bu sene, Nil yanımızda. Giydiriyoruz, süslüyoruz, yine aynı arkadaşlarımıza gidiyoruz hep beraber. Mucize bu.. çok şükür…

Bir önceki yazımda bahsettiğim kıyafetlerimizi giydik Nil’ le.  Henüz yürümüyor ama devamlı yürüme çabasında olduğu için bu patikler kısa süre sonra çıktı. Patiksiz daha rahat ediyor çünkü.

Eşimin tshirtünü bozup yaptığımı yazmıştım, bir yazıda nasıl yaptığımı anlatırım. Üzerindeki payetli kalp süs ise eski bir yelek. Eteği de yeni diktim. Kumaş esnek olduğu için dümdüz bir etek, sadece yandan fermuarı var.

Saçımı 4 numaraya boyamıştım geçenlerde, güya altın kahveydi gördüğünüz gibi simsiyah oldu :( Benim için 5 ve 6 numaralar daha iyi oluyor sanırım, simsiyah boya halini sevmedim. Şimdi bir açma işlemi yapmak lazım.

Arkadaşımıza iki tane de yemek yapıp götürdüm. Biri nar ekşili mercimek salatası, diğeri çikolata kremalı cupcakelerdi.

Nil’ in kıyafetini tam gösteren bir fotoğraf çekememişiz, gerçi bir önceki yazımda vardı. Altına pembe çorap ve zebra desenli patik giydi.

Benim leoparla Nil’ in zebrası :) Benimkiler Deichmann’ dan, Nil’ inkiler Unnado’ dan.

Daha önce de yazmıştım Nil erken uyuduğu için bizim akşam program yapmamız biraz zor oluyor. Küçükken her yere yatırabiliyordum, uyuyordu. Ama artık yatağını istiyor ve başka yerde yatmaktan korkuyor. Uykusu geldiğinde dışarıdaysak sessiz bir odaya götürüp uyutmaya çalışıyordum hep, uyuyordu da. Ama sonra uyanıp korkup çok ağlıyordu. Nil biraz asi bir bebek, düzeni var ama bu düzeni kendisi kurmak istiyor ve zorlamayla birşey yaptıramıyorum. Kimse yaptıramıyor daha doğrusu. O özgür olacak, istediği zaman herşeyi yapıyor ama. Ben de bu sefer zorlamadan kendi haline bıraktım.

Bizimle beraber oturdu, müziklerle dansetti. Arkadaşıyla oynadı, herkesle tek tek evi gezdi :) Daha rahat etsin diye pijamalarını da giydirdim. Artık saat baya geç olunca durgunlaşmaya başladı. Ben de kucağıma aldım. Etrafa baka baka mayışmaya başladı iyice hareketsizleşti. Sonunda da kucağımda uyuyakaldı, zorlamadan, ağlamadan. Yine uyandığında korkabilir diye içeri de götürmedim. Yanımıza, koltuğa yatırdım.

Nil’ in ilk yılbaşısı, saat 23:00 :

Etiketler: ,
19 Aralık 2011

Turuncu Etek Gece Versiyonu ve Payetli Çanta

Cumartesi gecesi için bir yılbaşı yemeğine davetliydik. Nil’i babaannesine bıraktık, gittik.

Geçenlerde bahsettiğim yeni aldığım tay tüyü ve payetli kumaştan kolay bir çanta yaptım aynı günün sabahı. Sadece iki tane dikdörtgeni dikerek bir çanta oluşturdum, alt kısmı köşelerde verev olarak dikerek içini genişlettim. Astarlayıp fermuar taktım. Çantanın tek detayı fermuar elciğinin kurukafa figürlü olmasıydı. (Fermuar elciklerini uygun herhangi bir aksesuarla değiştirebilirsiniz. Bir penseyle sökün ve yerine yenisini takın) Alakasız detaylar bir parçayı hemen değiştirebiliyor, tek bir yerde detay kullanmayı o yüzden daha çok seviyorum.

Basit fermuarlı çanta dikimi için bu yazıma bakabilirsiniz.

Çanta siyah ve altınlı olunca o gece giydiğim ayakkabımla çok güzel uyum sağladı. Çantayla ayakkabıyı çok nadir uyumlu kullanırım, bu da onlardan biriydi :)

Ve turuncu eteğimin gece versiyonu. Yine siyah opak çorapla ama bu sefer siyah gömlekle giydim.

Siyah gömlek-Bershka / etek-ben diktim / ayakkabı-Charles&keith (eski) / çanta-ben diktim

09 Aralık 2011

Turuncu Arkası Uzun Etek

Bu yazımda bahsettiğim eteği dün giydim. Turuncu çoğu insanın sevmediği bir renk ama ben çok severim. (Nişan elbisem bile turuncuydu) Özellikle siyahların içinde tek parlak renk olarak kullanıldığında daha güzel duruyor. Veya renkli giyimde saks mavisiyle güzel bir kontrast oluşturuyor.

Eteği dikerken aklımda bu model yoktu aslında. Kalem formunda bir eteğimi kalıp olarak kullanıp arkadan fermuarlı dizde bir etek diktim. Sonra bu sade etekten hoşlanmayınca aklıma muhteşem Michael Kors tasarımları ve Zara‘ daki şifondan kloş önü kısa arkası uzun modeller geldi. Ön kısmı kısaltıp arkaya doğru uzayan bir şekilde kestim. Böyle çok daha fazla içime sindi.

(Bu kesimi hatırlarsanız daha önce fiyonklu tül tunikte de yapmıştım.

Balıkçı yaka tüm kazaklarımı kaldırdığımı yazmıştım geçenlerde Twitter’ da. Bir ara ne çok giyerdim boğazlı kazakları, son iki senedir giyemiyorum. Afakanlar basıyor :) Ancak birkaç penye kaldı giyebildiğim, basit bir parça isteyince eteğin üzerine onu giydim. Ceket eski Vero Moda’ dan, botlar yeni aldığım Shoetek’ ler. Soranlar için giyimi oldukça rahat.

Bu da “bir yerden tık-tık ses geliyor. Aaa fotoğraf makinesiymiş” ifadesiyle Nil. Hiç kaçırmaz.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 2.968 other followers